Taş Kokain (Crack Kokain) Bağımlılığı

Kokain çok hızlı ve güçlü bir bağımlılık geliştirir. Genellikle “coke” olarak adlandırılır. Türkiye dışında “snow, girl, lady” isimleri verilmektedir. Kokain, koka yaprağının başlıca alkaloididir ve yapraklarından kimyasal usuller ile elde edilebilir. Baz kokain, beyaz kristalize bir tozdur. Bu madde; kokusuz, beyaz ve yumuşak ve ekseriya kara benzer bir halde iken çözülebilen bir tuz teşkil etmek üzere hidrolorik asitle işleme tabi tutulur; böylece argodaki ismi olan “kar” (snow) bu şekli alır. Bu madde genellikle asit borik veya sodyum bikarbonat gibi beyaz toz halde maddelerle karıştırılarak seyreltilir (BM, 1975)

Saf madde olarak yaklaşık 100 yıl var olmakla beraber, koka yapraklarını çiğneme alışkanlığı hemen hemen 2000 yıldan beri süregelmektedir. İlk kez 1860 yılında izole edilmiştir.1880  yılında ise damarları daraltıcı etkisi nedeni ile bölgesel ağrı kesici olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Çoğunlukla buruna çekilerek kullanılır. Buharının içe çekilmesi, sigara ya da enjeksiyon tarzında da kullanılabilir. Piyasa fiyatı oldukça yüksek olduğu için,  genellikle ekonomik durumu iyi olanların kullandığı bir maddedir

Taş kokain kokainin çok etkili bir formudur. Crack, kokain hidroklorid formundan sobyum bikarbonat ya da amonyum ve su kullanılarak edilir. “Crack” içime hazır, küçük miktarlarda satılır. 10 saniye içinde etkisini gösterir. Bağımlılık etkisi çok yüksek olduğu için bir içişten sonra, kişi ikincisini almak için şiddetli bir istek duymaktadır. Türkiye’de daha çok “taş” denmektedir. Bağımlılık yapıcı etkisi çok fazladır. Tek bir kullanımdan sonra bile bağımlılık yapabilir.

Kokain sigara olarak içilebilir hale getirmek için kimyasal olarak dönüştürüldüğünde ona taş kokain denir. Kokain bazı suda çözünebilir, taş ise çözünmez. Yani, kokain bazı suda çözünürse iğne olarak vurulabilir veya burundan enfiye olarak çekilebilir. Burun çeperinde ve sinüs boşluklarında bu maddeyi eritmeye yetecek kadar su vardır, madde buradan kan dolaşımına girer. Kokain bağımlılığı genellikle tedavi gerektirir.

Kokain alındığında kişiyi uyarır, canlandırır, keyif verir. Ancak bu etkileri kısa sürelidir ve bir saat içinde sonlanır. Etkileri sonlandıktan sonra 15-16 saat süre yoksunluk belirtileri ortaya çıkar.

Yoksunluk belirtileri arasında ruhsal çöküntü, halsizlik güçsüzlük, çok uyuma, mutsuzluk hali sayılabilir. Eğer bu madde uzun süredir kullanılıyorsa bu etkiler bir hafta sürer.

Uzun süreli kokain kullanımı birçok ciddi ve istenmeyen etkilere neden olabilir. Bunlar ; Burun kanamaları, Beyin damarlarında tıkanma, Beyin kanaması, Cinsel iktidarsızlık, Migren tipi baş ağrıları, Kuşkuculuk, psikoz. Kısa vadede kan damarlarında daralma, kalp hızında artış, kan basıncında artış, anksiyete, iştahsızlık, genizde hasar ve burunda kanamaya sebep olurken; uzun vadede depresif duygu durum, gerginlik, huzursuzluk, motivasyon kaybı, uyku bozuklukları, panik atak vb. anksiyete  bozuklukları, bronşlar ve akciğerde hasarlanma, migren tipi ağrılar, epileptik nöbetler, felç, kalp damarlarında tıkanma, aritmi, paranoya ve halüsinasyonlara yol açar. Ayrıca kısa vadede cinsel uyarılmada artış yaratırken; uzun süreli kullanım sonrası cinsel isteksizlik ve iktidarsızlığa sebep olur. Uyuşturucu madde etkisindeyken kişinin kalp atışları hızlanır, kalp krizi geçirme riski yükselir, ani kan basıncı artışı ortaya çıkabilir, aşırı depresif ruh hali ya da intihar eğilimli davranışlar gözlemlenebilir

Belki de en önemlisi sosyal etkileridir; bunlar, işe devamlılıkta azalma (hem kokain kullanımından hem de sonrasındaki iyileşmeden kaynaklanır) nedeniyle iş kaybı, evlilikte ve ilişkilerde sorunlar ve finansal sıkıntılardır. Kişinin yakınları artan paranoya ve sinirlilikle gelişen kişilik değişikliklerini fark edecektir. Bunların yanı sıra bağımlı, tutuklanma ve nihayetinde mülk edinme veya mülk dağıtımı hakkı üzerinde cezai yükümlülüklere maruz kalabilir. Diğer sentetik uyuşturucularda da olduğu gibi, kişinin crack diye satın aldığı uyuşturucu madde her zaman crack çıkmadığından, etkisinin tam olarak ne olacağını önceden kestirmek çok mümkün değildir. Bu yüzden, aşırı doz kullanımı olmadan da crack kullanımlarında ölüm meydana gelebilir.

Bağımlılığı çok çabuk gelişir ve kullanılan miktarı arttırma gerekliliği doğar. Miktar arttıkça harcanan para da arttığından, crack alabilmek için suç işlemeye başlama olasılığı yüksektir.

   Uyuşturucu madde etkisini kaybetmeye başlayınca kişi kendini mutsuz, bitkin, sıkıntılı, kaygılı, hiçbir şeyden keyif alamaz, güçsüz, sinirli hisseder. Uyuma isteği doğar, bazen korkunç rüyalar da görülebilir. Bu çöküntüden kurtulmak için kişide tekrar uyuşturucu madde kullanma isteği doğar ve bu durum bir kısır döngüye dönüşür.

Kokain yüksek derecede bağımlılık yapıcı bir madde olarak sınıflandırılmıştır. 2005 yılında yapılan çığır açıcı bir araştırma ilk kez iki yıl önce kokain kullananların bağımlı olma riskini yüzde 5 diye hesaplamıştır.

Maddeyi 10 yıl kullanan insanlarda bağımlılık oranı yüzde 15 ila 16’ya çıkar. Birçok kokain bağımlılık programında detoks ve terapi birlikte kullanılır.

Kokain kullanımının bağımlılık yapmasının nedenlerinden biri, kafa yapıcı özelliğinin kısa ömürlü olmasıdır. Burundan çekilen kokainin etkisi genellikle yarım saat içinde biter ve sarhoşluğun devamı için başka bir doz almak gerekir. Bu durum çoklu dozlar halinde aşırı madde kullanımına yol açar. Zaman içinde bu etki, vücudu düzenli madde alacak şekilde eğitir.

Almanya’da yapılan araştırmalar kokain bağımlıların yüzde 25’inde belli bir gen çeşitlemesinin bulunduğunu tespit etmiştir. Bu durum bağımlılığı tümüyle açıklamaz, ama bağımlılık riskinin genetik yapıyla arttığını gösterir. Bundan hangi genlerin sorumlu olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, bu genlerin beyinde ödül nöronlarını etkilediği varsayılır.

Dünya nüfusunun %5’lik bir kısmı ABD’ de yaşamaktadır ancak üretilen toplam kokainin %37’si bu ülkede tüketilmektedir. ABD’de her yıl 100.000 bebek annelerinin hamilelik sırasında kokain kullanması sebebiyle dünyaya kokain bağımlısı olarak gelmektedir. ABD’de yapılan araştırmalara göre her gün 2.500 insan hayatında ilk kez kokain kullanmaktadır.

Kokain beyindeki zevk merkezlerini etkilediği için tekrara dayalı kullanım hayattan onsuz keyif alma yeteneğini köreltir. Ödül nöronlarının (dopamin ve serotonin yollarının) tekrara dayalı etkinleştirilmesi beyin kimyası da fiziksel değişimlere neden olur, öyle ki kötü hissetmenin çaresi daha çok ve daha sık kokain kullanma haline gelir. Kokaini burundan çekmek sarhoş olmak için hızlı bir yöntemdir, ama çabuk geçer.

Beyin kimyasındaki değişimler, zaman içinde kokainle birlikte paranoya ve saldırganlık verir. Bu durum şizofreni ve yaygın bir halüsinasyona yol açar; derinin altında böceklerin yürüdüğü hissi. Buna kokain böcekleri denir.

Kokain bağımlılarında nüksetme oranı %94’ün üstünde olduğu tahmin ediliyor ve bu durum kokaini bilenin en bağımlılık yapıcı ve tedavisi en zor maddelerden biri haline getiriyor.

Kokain bağımlılığı detoksifikasyon, ilaç tedavisi ve bağımlılık terapisinin bir arada kullanıldığı tedavi programları içinde uzun vadede ayıklığı sürdürme ihtimalini arttırmaya dönük yaşamsal düzenlemeler de yapılarak etkili biçimde tedavi edilebilir. Bununla birlikte, uyuşturucu bağımlılığında tedavi yaklaşımı her hastanın özel ihtiyaçlarına uygun olmalıdır. Örneğin; kokain bağımlılığına eşlik eden başka madde bağımlılıkları (sıklıkla alkol bağımlılığı ya da esrar bağımlılığı) olduğunda tedavi bu bağımlılıklardan da arınmayı içerecek şekilde düzenlenir.

Kokain bağımlılığı rehabilitasyonu, hedefli terapiyle genel grup tedavisinin birleşiminden oluşur. Amaç hastayı uyuşturucu hakkında eğitmek ve kullanımla savaşmaları için stratejiler benimsemelerine yardım etmektir. Rehabilitasyon yatarak tedaviyle üç aya kadar devam ettiğinde daha etkilidir. Ne yazık ki, bu pahalı bir tedavi seçeneğidir ve bütün bağımlılar bundan faydalanamaz.

Kokain isteğinin tetikleyicilerinden biri de hepimizin zaman zaman yaşadığı önemsiz kötü ruh halidir. Bir bağımlı için “bunalım” yeniden kullanıma neden olabilir. Bu, iyileşmeyi kısmen zorlaştırır; terapiyle mutlaka diğer hayat sorunları ele alınmalı ve madde kullanımının ötesinde bunları yönetmek için de teknikler uygulanmalıdır.

Kokainden kurtulmak için 12 adımlı gruba Adsız Kokain Bağımlıları denir. Ulaşılabilecek başka bir program da pek çok madde bağımlısının bir araya geldiği Adsız Narkotiklerdir. Bazı Adsız Alkolikler grupları da başka maddelere bağımlı kişilerin toplantılara katılmasına izin verir.

12 adımlı toplantıların yanı sıra pek çok kokain bağımlısı aile ve arkadaşlar tarafından izlenmeyi kabul eder. Paraya erişimi, ulaşımı ve mahremiyeti kısıtlayan gözetim yeniden başlamak için fırsatları azaltabilir. Bağımlılar kontrol altında tutulmayı kabul ettikten sonra, uyuşturucu istekleri doğrultusunda hareket etmeyi zorlaştırarak üstesinden gelmek için bir bariyer daha koymuş olurlar. Bu genellikle hala kullanıcı olan eski temasların, yani hem arkadaşlar hem de “uyuşturucu arkadaşları” nın bırakılması anlamına gelir.

Kokainsiz yaşamanın sürdürülmesinin en zor kısmı kokainin ardından değerli ve ödüllendirici olan hayat tarzı ve parti benzeri yaşamdır. Kokain kullanmamanın mucizevi biçimde bütün sorunlarını çözeceğinin umulmasındansa bu halledilmelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir