Kumar Bağımlılığı

Kumar, değerli bir şey kazanmak uğruna ortaya daha değerli bir şey koymak olarak tanımlanabilir. ‘Şans ve beceri’ bu iki sözcük neyin kumar davranışı olduğunu anlamlandırmakta önemlidir. Patolojik kumar bağımlılığı, kişinin kumar oynama nedeniyle ailesel, kişisel ve iş hayatında yaşadığı kayıplara rağmen kumar oynama dürtüsüne engel olamaması olarak tanımlanır.

Nedenler

Davranışçı teorisyenler patolojik kumar oynamayı pekiştirme aracılığıyla öğrenilmiş bir davranış olarak tanımlamaktadır. “Kazanma döneminin” pekiştirme davranışında önemli bir rolü olduğu belirtilmektedir.

Bilişsel kuramlar kumar oynama davranışında oluşmasında ve sürdürülmesinde bilişsel çarpıtmaların önemi üzerinde durmaktadır. Kumar oynan kişide kontrol illüzyonu (sonuçları kontrol edebileceği düşüncesi) gibi hatalı düşüncelerin olduğunu belirtir.

Psikoanalitik kuramlar kumar oynama davranışını anal dönem özellikleriyle veya fallik dönemin karmaşasıyla açıklamaya çalışırlar. Kumar oynama davranışını olan kişilerde bilinçdışı bir kaybetme arzusu olduğunu ve bu yüzden kumar oynayarak suçluluk duygusunu azalttığını belirtir.

Biyolojik çalışmalar kumar oynama davranışını serotonerjik, noradrenerjik ve dopaminerjik işlevlere bağlı olarak açıklamaya çalışmışlardır.

Etkileri

Heyecan için oynanan kumar etrafındaki her şeyi unutturur.

Kişi daha fazla heyecan duymak için giderek artan miktarlarda para oynama ihtiyacı duyar.

Sorunlarından kaçmak ya da istenmeyen bir duygu durumdan (örn. çaresizlik, suçluluk, sıkıntı hissi, depresif ruh hali) kurtulmak için kumar oynar.

Risk faktörleri

Patolojik kumar oynama bozukluğu için erkek olmak, siyah ırk, boşanmış/dul/ayrılmış olmak, kadınlarda orta yaşta olmanın riski artırdığı belirtilmektedir.

Davranış bozuklukları: Madde kullanımı veya psikolojik bazı sorunların varlığı riski artırabilir.

Yaş: küçük yaşta kumar ile tanışma

Cinsiyet: erkek olma

Yer: kumar oynanan yerlere yakın bir bölgede ikamet etmek

Aile: Anne/ babası kumar sorunu yaşayan kişilerin kumar problemi

İlaç kullanımı: Bazı Parkinson ilaçları yan etki olarak kişilerin davranışlarında değişikliklere yol açabilmektedir. Bu değişiklikler kumar eğilimine de neden olabilmektedir.

Kişilik özellikleri: risk almayı seven kişilerdir. Hayata karşı pozitif bir bakışları ve bitmeyen bir enerjileri olabilir.

Yaygınlık

Erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görülüyor. Yetişkin toplumda %1-3 arasında olduğunu ileri sürülmektedir. Patolojik kumar oynama yaygınlığının, gençlerde %4-8 gibi bir oranla genel yetişkin nüfustan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Birçok patolojik kumar oynayan kişinin kumara 19 yaşından önce başladığı tespit edilmiştir.

Türleri

Kumar çok çeşitli aktiviteleri içerir; iskambil, rulet, zar, spor bahisleri, oyun makineleri, piyangolar, tombala, borsa, beceri isteyen oyunlar vb. Kumar oyunları üç grupta toplanmaktadır. 1. Yalnızca şansa dayanan oyunlar; rulet, barbut (zar oyunu) gibi 2. Becerinin şansla birlikte kombine olduğu oyunlar; borsa, poker, at yarışları gibi 3. Yalnızca beceriye dayanan oyunlar; briç gibi.

Komorbidite

Patolojik kumar oynama ile madde kullanımı, duygudurum , anksiyete, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, depresyon ve kişilik bozuklukları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Alkol ve madde kötüye kullanımı ile patolojik kumar oynama arasında ilişki olduğu görülmüştür

KUMAR BAĞIMLILIĞININ AŞAMALARI

Kumar bağımlılığının aşamalarına baktığımız zaman kazanma, kaybetme, tükenme ve vazgeçme evreleri olarak 4 evreden oluştuğunu görmekteyiz.

1. Kazanma Evresi: Genellikle kumar oynamanın başlangıcında bir ‘kazanç’ olayı vardır. Oyunla ilgili zihinsel kayış, tolerans ve denetim kaybı bu dönemde gelişmeye başlar. Bu dönem kumara harcanan emek ve zamanın arttığı ve şans beklenirken beceri geliştirilmeye başlanır. Güç, zenginlik, tam güçlülük duygularının oluştuğu bu dönemde eylemlilik kazanan kişi “uçma” duygusu yaşarken savunma tepkilerini önemsemez. Kişi yakın ilişkilerden uzaklaşır ve gelişen kumar becerisi kişi de kendilik değerinin yükselmesine yol açar. Bu dönemde kişi kayıptan daha çok kazançları üzerine odaklanmayı tercih eder.

2. Kaybetme Evresi

Bu evre büyük bir kayıpla başlar ve “berbat bahis” yaşantısı olarak adlandırılır. Tam kazanacakken kaybetme diye tanımlanan bu dönem kumarbaz için tedirginlik veren bir olay iken patolojik kumarbaz için “narsistik darbe” niteliğindedir. Bundan sonra kayıpların peşine düşme davranışı başlamaktadır. Kayıplar arttıkça kumar oynama davranışı giderek öncelik kazanmaya başlar. Borç alma, kredi alma bu dönemde başlar. Patolojik kumar oynayanlar para bulmak için önce yasal yolları denerler. Bu sebeple patolojik kumar oynayanlarda bir borcu bir başka borçla kapatmaya çalışmak en sık görülen davranışlardandır. Bunu yapabilmek için de bu kişilerde, kredi kartlarının son limitine kadar para çekme veya sahip olduğu mülkü satarak kumar için gereken parayı elde etme veya borçları kapatmaya çalışma görülebilmektedir. Kazandığı para borca ve tekrar kumara yatırılmaktadır.

3. Tükenme Evresi

Bu dönemde kişinin elinde hiçbir şey kalmadığı dönemdir. Kumar oynayan kişi mutsuzdur. Bu dönemde depresyon ve intihar girişimi oranı yüksektir.

4. Vazgeçme Evresi

Bu dönem kişinin her şeyi kaybettiği dönemdir buna rağmen kişi kumar oynamayı sürdürür fakat kumar oynama davranışı gelişigüzeldir. Bu dönemde affektif komorbiditenin arttığı bir dönemdir.

DSM- 5 KRİTERLERİ

A) Kişinin belirtildiği gibi klinik olarak önemli bozulma veya sıkıntıya yol açan sürekli ve tekrar eden sorunlu kumar oynama davranışını 12 aylık periyodda aşağıdakilerden 4’ünün (veya daha fazlasını) gösterirse:

a.istediği heyecanı duymak için giderek artan miktarlarda parayla kumar oynama gereksinimi duyması,

b.kumar oynamayı azaltma ya da bırakma girişimlerinde bulunurken huzursuzluk ya da irritabilite duyumsaması,

c.bir çok kez başarısız kumar oynamayı kontrol altına alma, azaltma ya da bırakma çabasının olması,

d. Çoğu zaman kumarla meşgul olur (ör: geçmiş kumar deneyimlerini yeniden kazanma, şike ya da bir sonraki girişim planlama, kumar için para kazanmanın yollarını düşünme gibi kalıcı düşünceler).

e. Sıkıntı çektiğinde (örneğin, çaresiz, suçlu, endişeli, morali bozukken) çoğu zaman kumar oynar.

f. Kumar oynarken para kaybettikten sonra geri kazanmak için sık sık almak için başka bir gün daha döner (kişinin kayıplarını kovalaması).

g. Kumar oynama tutumunu gizlemek için yalanlar söyler,

h. Kumar oynama yüzünden önemli bir ilişki, iş veya eğitim veya kariyer fırsatını tehlikeye atması veya kaybetmesi,

i.Kumarın neden olduğu umutsuz finansal durumlardan kurtulmak için başkalarına güvenir.

Tedavi

Patolojik kumarın tedavisinde en güncel yaklaşım bilişsel davranışçı yaklaşımdır.

1)Farmakolojik tedaviler: lityum ve karbamazepin gibi ilaçların duygulanım ve dürtüsel davranışların kontrolünü sağlayan ilaçların kumar oynama davranışı üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Buna ek olarak son yıllarda serotonin geri alım inhibitörleri (SSGİ) ile yapılan çalışmalar da bulunmaktadır.

2)Psikoanaliz ve Psikoanalitik Psikoterapi: Patolojik kumar oynama tedavisinde psikoanalitik psikoterapilerin etkinliğine ait kanıtlar bulunamamıştır.

3)Davranışsal Psikoterapi: Davranışsal kuramlara dayanılarak ilk önceleri “elektrik akımı” verme aracılığıyla olumsuz koşullama , tepkiyi engelleme ve imgesel duyarsızlaştırma teknikleri kullanılmıştır. Sonuçlar çalışmaların etkin olduğunu göstermekle birlikte çalışmalardaki olguların az olması ve yöntem eksiklileri nedeniyle bu sonuçlara kuşku ile bakmayı gerektirmektedir. Bunun yanında bilişsel-davranışçı tedavi teknikleri de uygulanabilir. Bilişsel- davranışçı terapide amaç algılama ve irrasyonel düşünme gibi çarpık

düşüncelere karşı farkındalık geliştirmek ve bunları daha iyi uyum sağlayan uygun şemalarla değiştirmek amaçlanmaktadır.Bu çalışmalardan elde edilen sonuçlar daha olumlu olduğu belirlenmiştir.

4-Kendine Yardım Grupları: ”Adsız Kumarbazlar” gibi kendine yardım grupları da tedavide etkili olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca diğer tedavi yöntemleriyle birlikte kullanıldığında etkinliğinin daha etkili olduğu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir