Kasım 28, 2019

Depresyon

DEPRESYON NEDİR?

İnsanlar sevinebileceği gibi üzüntü de yaşayabilirler. Duygularımız yaşamın doğal bir parçasıdır. Bir yakınınızın cenazesine gittiğinizi düşünün. Doğal ve olması gereken duygu hüzündür. Peki ya cenazede hiç hüzünlenmediğinizi, aksine sürekli kahkahalar attığınızı düşünün. Hüzün de mutluluk gibi doğal ve olması gereken bir duygudur. Ancak hüzün, üzüntü, karamsarlık, hayattan daha az keyif alma ve sıkıntı hali süreklilik gösteriyorsa, kişinin hayatını kötü yönde etkilemeye başlamışsa, burada Depresyondan söz edebiliriz.

DEPRESYON BELİRTİLERİ

Depresyon denildiği zaman akla gelen ilk belirti çökkün ruh halidir. Depresyon tanısı almış bireyler genelde mutsuz, karamsar, umutsuz ve ümitsizdir. Depresif birey kendisini hüzünlü ve yalnız hisseder. Kendine olan ilgisi azaldığı gibi çevresindekilere olan ilgisi de azalmıştır. Ağlamasını gerektirebilecek herhangi bir durum, olay veya kişi yokken ağlayabilir. Depresif kişi ağır suçluluk duygusuna kapılır.

Çökkün duyguduruma ek olarak kişide gerginlik, huzursuzluk ve şüphecilik gibi belirtiler de eşlik edebilir. Diğer önemli depresyon belirtileri olarak kişinin ağlayamaması, öfkelenememesi ve kimseye karşı yakınlık hissedememesi de görülebilir. Bahsettiğimiz bu duyguların şiddeti ve yoğunluğu bireyden bireye farklılıklar göstermektedir. Kimi zaman kişi daha canlı veya neşeli olarak hissedebilir ancak genelde depresif kişide olumsuz duygular daha baskındır.

Depresyon, zihinsel uğraşlarda da değişimlere sebep olabilir. Zihinsel açıdan en sık görülen depresyon belirtileri, dikkatini toplayamama ve unutkanlıktır. Buna ek olarak, depresyondaki bireyin düşüncelerinde de önemli değişimler olmaktadır. Birey, kendisine, çevresine ve geleceğe yönelik olumsuz düşünceler beslemektedir. Herkese yük olduğunu düşünür. Kendi görev ve sorumluluklarını yerine getiremediğini düşünür ve bunun sonucunda suçluluk hisseder. Başına gelen olayların olumsuz taraflarını abartır, gelecekte de hiçbir şeyin düzelmeyeceğini düşünür.

Kişinin depresyondayken enerjisinin azaldığını belirtmiştik. Bunun sonucu olarak da kişinin hareketlerinde yavaşlama görülebilir. Gündelik işlerinin bile altından kalkamayacağını düşünür ve bu işler ona çok zor gelir. Bu sebeple, kişi bu işleri ya hiç yapmaz ya da yaparken çok fazla zaman ve çaba harcar. En kolay anlaşılabilen depresyon belirtisi kişinin genelde yalnız kalmak istemesidir. Depresyon tanısı alan bireyler genelde sosyal ilişkilerden kaçınırlar. Kişinin cinselliğe karşı ilgi ve isteğinde de azalma meydana gelir.

Depresyonun ruhsal belirtilerinin dışında bazı bedensel belirtileri de vardır. Kişinin sıklıkla başı ağrır veya vücudunun değişik yerlerinde herhangi bir fiziksel rahatsızlığı olmamasına rağmen süregelen bazı ağrıları vardır. İştahı azalır ve bunun sonucu olarak da kilo kaybeder veya iştahı artar ve aşırı yeme isteği de ortaya çıkabilir. Mide ve bağırsak sistemiyle ilgili sorunlar yaşaması olasıdır. Depresyon belirtileri arasında en sık görülenlerden biri de uykuyla ilgili olan problemlerdir. Kişi uykuya rahatlıkla dalamaz, uykusu sürekli bölünür veya sabah çok erken saatlerde uykusu bölünmüş şekilde uyanabilir. Birçok depresyon vakasında çok fazla uyku eğilimi görülmektedir, kişi çok fazla uyur ancak bir türlü dinlenmiş bir şekilde uyanamaz. Uyandığında kendisini yorgun hissetmektedir. Bir kişiye depresyon tanısı koyabilmemiz için burada bahsettiğimiz belirtilerin hepsinin gerçekleşmesine gerek yoktur. Ayrıca depresyon belirtileri, hafif, orta veya şiddetli olabilir ve belirtilerin şiddeti bireyden bireye göre değişebilir.

DEPRESYON TESTİ

Aşağıda gruplar halinde cümleler verilmektedir. Öncelikle her gruptaki cümleleri dikkatle okuyarak, BUGÜN DÂHİL GEÇEN HAFTA içinde kendinizi nasıl hissettiğini en iyi anlatan cümleyi seçiniz. Eğer bir soruda durumunuzu, duygularınızı tarif eden birden fazla cümle varsa her birini daire içine alarak işaretleyiniz.

1-    0. Kendimi üzüntülü ve sıkıntılı hissetmiyorum.

       1.Kendimi üzüntülü ve sıkıntılı hissediyorum.

       2.Hep üzüntülü ve sıkıntılıyım. Bundan kurtulamıyorum.

       3.O kadar üzüntülü ve sıkıntılıyım ki artık dayanamıyorum.

2-    0. Gelecek hakkında mutsuz ve karamsar değilim.

       1.Gelecek hakkında karamsarım.

       2.Gelecekten beklediğim hiçbir şey yok.

       3.Geleceğim hakkında umutsuzum ve sanki hiçbir şey düzelmeyecekmiş gibi geliyor.

3-    0. Kendimi başarısız bir insan olarak görmüyorum.

        1.Çevremdeki birçok kişiden daha çok başarısızlıklarım olmuş gibi hissediyorum.

        2.Geçmişe baktığımda başarısızlıklarla dolu olduğunu görüyorum.

        3. Kendimi tümüyle başarısız biri olarak görüyorum.

4-    0.Birçok şeyden eskisi kadar zevk alıyorum.

       1.Eskiden olduğu gibi her şeyden hoşlanmıyorum.

       2.Artık hiçbir şey bana tam anlamıyla zevk vermiyor.

       3.Her şeyden sıkılıyorum.

5-    0. Kendimi herhangi bir şekilde suçlu hissetmiyorum.

       1.Kendimi zaman zaman suçlu hissediyorum.

       2.Çoğu zaman kendimi suçlu hissediyorum.

       3.Kendimi her zaman suçlu hissediyorum.

6-    0. Bana cezalandırılmışım gibi geliyor.

       1.Cezalandırılabileceğimi hissediyorum.

       2.Cezalandırılmayı bekliyorum.

       3.Cezalandırıldığımı hissediyorum.

7-   0.Kendimden memnunum.

      1.Kendi kendimden pek memnun değilim.

      2.Kendime çok kızıyorum.

      3.Kendimden nefret ediyorum.

8-   0.Başkalarından daha kötü olduğumu sanmıyorum.

      1.Zayıf yanların veya hatalarım için kendi kendimi eleştiririm.

      2.Hatalarımdan dolayı ve her zaman kendimi kabahatli bulurum.

      3.Her aksilik karşısında kendimi hatalı bulurum.

9-   0.Kendimi öldürmek gibi düşüncelerim yok.

      1.Zaman zaman kendimi öldürmeyi düşündüğüm olur. Fakat yapmıyorum.

      2.Kendimi öldürmek isterdim.

      3.Fırsatını bulsam kendimi öldürürdüm.

10-  0.Her zamankinden fazla içimden ağlamak gelmiyor.

       1.Zaman zaman içinden ağlamak geliyor.

       2.Çoğu zaman ağlıyorum.

       3. Eskiden ağlayabilirdim şimdi istesem de ağlayamıyorum.

11-  0.Şimdi her zaman olduğumdan daha sinirli değilim.

       1.Eskisine kıyasla daha kolay kızıyor ya da sinirleniyorum.

       2.Şimdi hep sinirliyim.

       3.Bir zamanlar beni sinirlendiren şeyler şimdi hiç sinirlendirmiyor.

12-  0.Başkaları ile görüşmek, konuşmak isteğimi kaybetmedim.

        1.Başkaları ile eskiden daha az konuşmak, görüşmek istiyorum.

        2.Başkaları ile konuşma ve görüşme isteğimi kaybetmedim.

        3.Hiç kimseyle konuşmak görüşmek istemiyorum.

13-  0. Eskiden olduğu gibi kolay karar verebiliyorum.

       1.Eskiden olduğu kadar kolay karar veremiyorum.

       2.Karar verirken eskisine kıyasla çok güçlük çekiyorum.

       3.Artık hiç karar veremiyorum.

14-  0. Aynada kendime baktığımda değişiklik görmüyorum.

        1.Daha yaşlanmış ve çirkinleşmişim gibi geliyor.

        2.Görünüşümün çok değiştiğini ve çirkinleştiğimi hissediyorum.

        3.Kendimi çok çirkin buluyorum.

15-   0.Eskisi kadar iyi çalışabiliyorum.

        1.Bir şeyler yapabilmek için gayret göstermem gerekiyor.

        2.Herhangi bir şeyi yapabilmek için kendimi çok zorlamam gerekiyor.

        3. Hiçbir şey yapamıyorum.

16-   0.Her zamanki gibi iyi uyuyabiliyorum.

         1.Eskiden olduğu gibi iyi uyuyamıyorum.

         2.Her zamankinden 1-2 saat daha erken uyanıyorum ve tekrar uyuyamıyorum.

         3.Her zamankinden çok daha erken uyanıyor ve tekrar uyuyamıyorum.

17-   0.Her zamankinden daha çabuk yorulmuyorum.

        1.Her zamankinden daha çabuk yoruluyorum.

        2.Yaptığım her şey beni yoruyor.

        3.Kendimi hemen hiçbir şey yapamayacak kadar yorgun hissediyorum.

18-   0.İştahım her zamanki gibi.

        1.İştahım her zamanki kadar iyi değil.

        2.İştahım çok azaldı.

        3.Artık hiç iştahım yok.

19-    0.Son zamanlarda kilo vermedim.

         1. İki kilodan fazla kilo verdim.

         2. Dört kilodan fazla kilo verdim.

         3. Altı kilodan fazla kilo vermeye çalışıyorum.

20-    0.Sağlığım beni fazla endişelendirmiyor.

         1.Ağrı, sancı, mide bozukluğu, kabızlık gibi rahatsızlıklar beni endişelendirmiyor.

         2.Sağlığım beni endişelendirdiği için başka şeyleri düşünmek zorlaşıyor.

         3.Sağlığım hakkında o kadar endişeliyim ki başka hiçbir şey düşünemiyorum. 

21-     0.Son zamanlarda cinsel konulara olan ilgimde bir değişme fark etmedim.

          1.Cinsel konularla eskisinden daha az ilgiliyim.

          2.Cinsel konularla şimdi çok daha az ilgiliyim.

          3.Cinsel konular olan ilgimi tamamen kaybettim.

DEPRESYON TÜRLERİ

Majör Depresif Bozukluk

Majör depresif bozukluk, depresyon türleri arasında en şiddetlisi olarak bilinir. İnatçı ve süregelen bir üzüntü hali, umutsuzluk ve kendini değersiz hissetmek gibi negatif duygular hakimdir. Majör depresyonun kendi kendine düzelmesi imkânsızdır. Bireyin majör depresif bozukluk tanısı alabilmesi için en az 2 hafta içinde aşağıda belirttiğimiz koşulların beş veya fazlasını sağlıyor olması gerekir;

  1. Günün çoğunluğunda depresif hissetme
  2. Günlük aktivitelere ilginin azalması
  3. Belirgin kilo artışı ya da azalışı
  4. Şiddetli uykusuzluk ya da uyanamama hali
  5. Düşünce ve hareketlerde yavaşlama
  6. Günün çoğunluğunda bitkin/yorgun hissetme
  7. Odaklanmakta ve karar vermekte güçlük
  8. Tekrar eden ölüm ya da intihar düşünceleri

Atipik Özellikli Majör Depresif Bozukluk

Majör depresif bozukluklar sınıflandırmasında bulunan Atipik Özellikli Majör Depresif Bozukluk tanısı alan bireylerin duygu durumları dış tetikleyicilere göre şiddetli değişiklikler gösterir. Örneğin; alınan bir müjdeye karşı aşırı sevinç gösterirken, alınan kötü haberlere karşı ise aşırı üzüntü davranışı gösterebilirler. Bu bozukluk genel olarak ilk kez gençlik yıllarında kendini gösterir ve yetişkinlikte de devam eder. Atipik özellikli depresyon bulunan bireyler sıklıkla aşağıdaki belirtileri gösterirler;

  • Kiloda belirgin artma
  • İştahta belirgin artma
  • Yoğun uyku durumu
  • Kollarda ve bacaklarda ağırlaşma hissi
  • Reddedilmeye karşı hassasiyet

Doğum Sonrası Depresyonu

Majör depresyon türleri arasında gösterilen doğum sonrası depresyonu (Post Partum Depresyon) gebelik sürecinde veya doğum sonrası 4 hafta içinde karşılaştığımız bir depresyon türü olarak bilinir. Doğuran kadınların yüzde 10-15’inde görülür ve doğum sonrası depresyonun nedeni bilinmemektedir. Belirtileri genelde şiddetli üzüntü hali, süregelen ağlama, aşırı kaygı ve ümitsizliktir.

Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu

Mevsimsel duygu durum bozukluğu, yılın belli dönemlerinde görülmesi itibariyle diğer depresyon türlerinden ayrılmaktadır. Kış aylarında güneş ışığının daha az olması sebebiyle daha sık görülür. Toplumun %1-%2’lik bölümünde görülür ve genellikle kadınlarda erkeklere göre, gençlerde yaşlılara göre daha sık görülmektedir. Mevsimsel duygu durum bozukluğu yaşayan bireyler, kışın yaz aylarında olduklarından daha değişik bir görüntü sergilemektedirler. Genelde umutsuz, üzgün, stresli ve ilgisizdirler.

Melankolik Özellikli Majör Depresyon

Melankolik özellikli majör depresyon tanısı alan bireyler daha önce keyif aldıkları hemen hemen hiçbir aktiviteden keyif almama eğilimi gösterirler. Tanı koyabilmek için aşağıdaki belirtilerden en az üç tanesinin karşılanması gereklidir;

  1. Zevk alınan çoğu/tüm aktivitelerden zevk alamama
  2. Yaşanan iyi olaylar karşısında tepkisizlik
  3. Psikomotor davranışlarda farklılaşma
  4. Şiddetli suçluluk duygusu
  5. Uykusuzluk
  6. Sabah yaşanan depresyonda artış

Psikotik Özellikli Majör Depresif Bozukluk

Sanrı ve varsanılar ile seyreden majör depresif bozukluk türüne psikotik özellikli majör depresyon adı verilir. Psikotik özellikli majör depresyonda bireyler kendilerini değersiz olarak nitelerler. Ayrıca yaşamaya değer bir kişi olmadıklarını söylerken bir takım sesler de duyduklarını söyleyebilirler.

Katatonik Özellikli Majör Depresif Bozukluk

Katatonik özellikli majör depresyon yaşayan kişilerde psikomotor davranışlarda şiddetli bozulmalar görülür. Katatonik özellikli depresyonda aşağıdaki belirtilerin en az iki tanesinin görülüyor olması gerekir:

    Kaslarda hareketsizlik

    Nedensiz kas hareketleri

    Şiddetli negativite ya da hiç konuşmama

    Alışılmamış beden pozisyonu

    Başkalarının söz ve hareketlerini tekrar etme

Distimik Bozukluk

Distimi, depresyonun hafif ancak kronik biçimidir. Belirtileri genelde en az iki yıl boyunca devam eder. Distimide bireyin yaşamı, majör depresyona göre çok daha fazla olumsuz etkilenmektedir çünkü distimide belirtiler daha uzun sürer. Distimi yaşayan bireylerde günlük aktivitelere duyulan ilgi azalır, kişiler kendilerini ümitsiz hissederler, verimlilik ve özgüven düşer. Bu kişiler genelde çevrelerindeki insanlar tarafından eleştirel, devamlı şikayet eden ve hayattan zevk alamayan kişiler olarak tanımlanır

DEPRESYON TEDAVİSİ

Öncelikle şunu belirtmemiz gerekir ki depresyon tedavi edilebilir bir ruhsal bozukluktur. En sık kullandığımız tedavi yöntemleri de ilaç ve psikoterapidir. Psikoterapi her zaman depresyon tedavisinde önemlidir ancak bazı depresyon tipleri için tek başına yeterli değildir. Bahsettiğimiz bu depresyon türleri için ilaçla beraber psikoterapinin eş zamanlı yürütülmesi gerekmektedir. Her iki yöntemin birlikte uygulandığı durumlarda tek başına psikoterapi uygulanmasına göre depresyonda daha çabuk iyileşme görmekteyiz. Sadece psikoterapi alınıyorsa, ilk haftalarda daha sık görüşme yapmak tavsiye edilir. Depresyon tedavisi için kullanılan antidepresan grubu ilaçlar bağımlılık yapmaz. Bu ilaçlar başlanırken veya bırakılırken doktor önerisiyle hareket edilmesi gerekir. İlaçlar kesinlikle doktora danışılmadan kesilmemelidir. Depresyonun belirtilerinde düzelme genelde 2-3 hafta sonra başlar. Genel olarak eğer ilk defa depresyon tedavisi alıyorsanız düzelmeden sonra ilaç tedavisi 3-6 aya kadar sürdürülür. Eğer birden fazla depresyon atağı geçirmişseniz o zaman ilaç tedavisi daha uzun süre verilebilir. İlaç alırken birtakım yan etkiler hissedersiniz. Bu yan etkiler çoğu zaman hafiftir ve 7-10 gün içinde kaybolurlar. Kişinin bir yan etki yaşaması halinde bunu tedaviyi uygulayan doktoruyla konuşması tavsiye edilir. İlacı doktorun önerdiği şekilde kullanmak tedavinin başarısı açısından da oldukça önemlidir. Kişinin ilacı gün kaçırmaksızın düzenli kullanması, ilaçla birlikte alkol kullanmaması, doktora başvurmadan ilacı azaltmaması ve kesmemesi gerekir.