Bağımlıyı Tedaviye İkna Edemiyorsanız…

Alkol veya Madde bağımlılığı geliştikten sonra kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkilemekle beraber sosyal yaşamına, aile ilişkilerine yansımaktadır. Bu şekilde aile ilişkilerde tahriş, kaygı ve korku duygulara yol açmaktadır. Buna biz eş bağımlılık diyoruz. Eş bağımlı, anne-baba, eş veya çocuklardan biri olabilir. Bağımlıların eşleri ve anne-babaları üzerinde yapılan bir çalışmada hemen hepsinde uyum sorunları ve depresyon saptanmıştır. Bu sorunlar, hastayla olan  bağlantıyı zorlaşarak iletişim ve güven kopabilir. Dolayısıyla ilk kendinizden başlayınız : duygularınızı, öfkeyi, sabırsızlığı ortadan kaldırın, aklı selim olun ve kendinizi kurban olarak göstermeyiniz tam tersine yardımcı olabilecek bir arkadaş olarak davranınız. Kolay bir iş değil, ama kendi kontrol etmeden amaca ulaşamazsınız.

Ailelerin yapması gereken; İş, okul, arkadaş, çevre ya da aile içinde yaşadığı olumsuzluklar ve sorunları kendisine örnekler verilerek anlatılmalı. İnkâr edemeyeceği somut problemleri kişinin yaşamından örnekler vererek onunla konuşmalı. Anlatılan bu sorunların çözümü için kendisinden de katkı istenmeli. Uzmana ”fikir ve danışmak amacıyla” gidilmesi gerektiği anlatılmalı. ”Sen bağımlısın” diyerek bağımlı tanısı konulmamalı. Çünkü bağımlılık tıbbi bir tanımdır. Bunun bir uzmanın yapması gerekir. Böylece tedavi sürecinde kişinin katkısı amaçlanmalıdır. Sigaraya çocuk yaşta başlayanlar da bağımlılık potansiyeli yüksektir.

Burada yapılması gereken şey sakin olmak, düşünmek ve ne yapılacağına karar vermek gerekir. Genç maddenin etkisi altındayken tartışmadan sakınmak gerekir. Çünkü maddenin etkisi altındayken iletişim sorunu ortaya çıkar. Sağlıklı bir sonuç almak mümkün değildir. Madde kullanımı ne kadar erken tespit edilir, bu sorunla ne kadar erken yüz yüze gelinirse, kişiye o kadar çok yardım edilir. Sorunu birebir konuşmaktan çekinilmemeli. Konuşmaktan çekinmek, sorunu çözmeyi değil ertelemeyi ötelemeyi getirir. Madde kullananı anlamak zor ama dinlenilmeli. Anne ve baba destek ve yardım etmek istediklerini belirtmeli, baskı uygulamamalı. Karşılıklı konuşmak ve birbirini dinlemek çok önemli. Ebeveynler ne olursa olsun her zaman onun yanında olacaklarını belirtmeliler. Maddenin kendisinden götürecekleri iyice anlatılmalıdır. Soruna mutlaka birlikte bir çözüm bulunacağı belirtilmelidir.

Bağımlının hastaneye yatırılmadan ayaktan tedavisinin yapılması, sorunu çözme becerisinin sağlanması, kişinin tedaviyi ailesiyle, tedavi sürecinde ailenin desteğiyle daha olumlu sonuçlar verecektir. Ayakta tedavilerin hem daha ekonomik, hem de kalabalık hastane ortamında tedavi amacıyla gelen kişilerle, farklı amaçlı şahıslarla tanışmaları ve organize bir hal alma riski de engellenmiş olur.

EĞER BAĞIMLI YAKININIZI TEDAVİYE İKNA EDEMİYORSANIZ, UMUTSUZLUĞA KAPILMAYIN. SİZİNLE GÖRÜŞMEYE BAŞLAYALIM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir