Aileler çocuklarını tedaviye nasıl ikna edebilir?

Alkol ve madde bağımlısı bireylerin tedavisine başlanabilmesi için kişinin tedavi olmayı istemesi gerekmektedir. Bir kişiyi tıbbi tedavi için zorla hastanede tutabilmek mümkün olmadığı gibi zor kullanma yoluyla psikolojik destek ve terapi sağlayabilmek de mümkün değildir. Bu konuda alkol ve madde bağımlılarının yakınlarına büyük bir sorumluluk düşmektedir, o da tedaviye ikna ve motive edebilmek. Peki bu nasıl mümkün olmaktadır?

Alkol ve madde bağımlıları, bağımlı olmadıklarını iddia edebilirler. “Ben istediğim zaman bırakırım”, “Keyif aldığım için kullanıyorum”, “Kaç yıldır kullanıyorum, bana bir zararı yok ki” gibi ifadelerle sık sık karşılaşılabilir. Kişi bu tip durumlarda alkol veya maddenin kendisine verdiği zararların farkında olmayabilir, kullandığı madde düşünce yapısını bozmuş olabilir veya değişimden korkuyordur. Aile üyelerinin veya çevresindeki kişilerin bağımlıya bu durumlarda agresif yaklaşımı, ayıplaması veya şiddet uygulaması bağımlı ile yakınları arasındaki ilişkiyi ve iletişimi daha da bozacak ve bağımlının maddeye daha çok bağlanmasına sebep olacaktır. Peki yakınları ne yapmalı?

  • Bağımlı kişinin düşüncesinde maddenin verdiği geçici bir keyif ve bırakmanın kişiye getireceği zorluklar onun tedaviye başvurmasını engeller. Kişinin tedaviye yönelmesi için madde bırakmanın olumsuz yönleri ve madde kullanmanın keyifli yönleri azalmalıdır. Kişi zor duruma düştüğünü düşündüğünde tedaviyi arzulamaktadır. Daha önce gördüğüm vakalarda, birçok ailenin bağımlıya durumu daha kötüleşmesin diye adeta kullanımını körüklercesine destek olduklarına şahit oldum. Tabii ki aileler bu durumun farkında değillerdi ancak tutumları kişinin kullanmaya devam etmesini sağlıyordu. Aile bu durumda bağımlının yaşamını zorlaştırmalı ve onu köşeye sıkıştırmalıdır. Tedavi konusunda bağımlıya destek olmalı ancak diğer alanlarda desteğini azaltmalıdır. İmkanlarını daraltmak, sorumluluklarını üstlenmesini sağlamak ve sınırsız destek verileceği imajını yıkmak kişiye tedaviye yönlendirecektir. İmkanların azaltılması konusunda özellikle maddi sorumlulukları aile karşılıyorsa, bağımlı kişiye verilen para azaltılmalıdır. Nasılsa içiyor, bari yanımda içsin, vereyim parasını da hırsızlık vb. yapmasın söylemleri ailenin bağımlıya adeta içmesi konusunda destek olmasını sağlar. Kendisinde oluşan zararın farkında olmayan bağımlı, bu şartlarda niye bırakayım ki diye düşünmektedir. Tabi bu tavsiyeleri uygularken dikkat edilmesi gereken öfkelenmemek ve bağımlıyla hararetli tartışmalardan kaçınmaktır. Unutmayın, şiddet hiç bir zaman çözüm yolu olmamıştır. Özellikle ergenlik çağındaki bağımlılar, otorite figürü olan anne babaya kafa tutma eğiliminde olabilirler ve öfkelenen anne babaya karşı direnç uygulayıp tedaviden daha çok uzaklaşabilirler.

 

  • Evli çiftlerden biri bağımlı ise ve bütün yöntemler denendikten sonra yine de tedavi seçeneğine başvurulmuyorsa, o zaman bağımlı kişinin eşi ayrılma konusunda bağımlıyı uyarabilir ancak burada önemli nokta nasıl uyaracağı hususudur. Örneğin, alkol kullanan kişinin eşi “Günde iki kadehten fazla içmeyeceksin” veya “Tümüyle bırakmanı istiyorum” gibi kesin ifadeler belirlemelidir. Eğer bu talep yerine getirilmezse ayrılacağı söylenebilir ancak soyut söylemlerden (Çok içmesen iyi olur vb.) kaçınılmalıdır. Daha sonrasında ise direkt boşanmak yerine ilk başta kısa süreli ayrılık daha faydalıdır. “Eğer günde iki kadehe indirirsen, tekrar eve dönerim” denebilir. Bağımlının eşi bu kararları alırken mutlaka kararın arkasında durmalıdır. Ayrıldıktan sonra dayanamayıp hedefe ulaşılmadan geri dönüş olursa, bu durum bağımlı kişide zaten terk edilemeyeceği düşüncesini doğurur ve kullanıma devam edilir.

 

  • En az iki kişi, bağımlıyla konuşma yapmalıdır. Bunlardan birinin kişinin bağımlılığını gözlemleyen ama en yakını olmayan biri olmalıdır. Örneğin, iş yerinden bir arkadaşı, patronu, ailenin yaşlı üyelerinden biri vb. Onu ikna etmeye en yakın kişi aslında onun en çok saygı duyduğu kişidir. Bu kişinin kim olduğu öncelikle belirlenmelidir.

 

  • Bağımlıların değişime inanmaları zaman alan bir durumdur. Ailelerin sıkça gördüğümüz en büyük hatalarından biri de gün aşırı, saat başı tedavi konusunda konuşmalarıdır ancak bu durum bağımlıda inatlaşma ve direnç göstermeye neden olur. Belli aralıklarla konuşmak daha olumlu olacaktır.

 

  • Bağımlı kişi tedaviye gelmek istemese bile yakınları danışmanlık hizmeti almalıdır. Aile üyeleri veya yakınlarının bağımlılık hakkında bilgilenmesi ve tutumlarında değişiklik yapmaları bile bazen kişiye tedavi yolunu açmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir